Tiyatronun, Oyunun Etkinliğini Artırmak  Adına Bir Uygulama

– Şeyh Bedreddin Destanı-

1957’de resmi olarak kurulan Ankara Deneme Sahnesi  56 yıldır türk ve dünya tiyatrosu içinde  yaşamını sürdürüyor. Bu yıl da ulusal ve uluslararası alanda öz ve biçim açılarından seyircisini düşünsel ve duygusal olarak derinliğine etkileyecek olan Nazım Hikmet’in “Şeyh Bedreddin Destanı” nı seyircisine sunuyor.

Selçuklu ve Osmanlı devletleri içinde 15. yüzyılda yaşanan Bedreddin ve eylemi; birlikte üreten, paylaşan, güzel insana, güzel topluma ulaşmak adına düşünsel, inançsal ve siyasal alanda yaşanan kanlı eylemleri Nazım’ın

                                          “ yarin yanağından gayrı her şeyde

                                             her yerde hep beraber

                                            diyebilmek için”

 

özlemi ile yeniden yorumlanarak okuyucusuna sunduğu destanı biz de Ankara Deneme Sahnesi olarak çağdaş sahne koşulları ile seyircimizle paylaşmak istiyoruz.

 

Güzel İnsan’a, barışa ulaşmak adına, ‘Anadolu hümanizması’nı, yarının insanına, toplumuna kazandırmak adına Nazım, Bedreddin’in ağzından yorumluyor:

 

“ Ben gayrı zuhur ve huruç edeceğim.

                                                                          Toprak adamları toprağı fethe gideceğiz.

                                                                          Ve kuvveti ilmi, sırrı tevhidi gerçekleştirip

                                                                          biz milletlerin ve mezheplerin kanunlarını

                                                                          iptal edeceğiz”

 

Gerçekten de ‘güzel insan’ a ulaşabilmek için; dostluk, sevgi ve barış adına bütün kapılar açılabilmeli, ön yargılar kırılabilmeli.

 

Bu düşünceyi etkin ve derinliğine seyirci ile paylaşabilmek için hem açık biçimin -göstermeci tiyatronun- uzak açısını, hem de ritüelin içten katılma, birlikte olma özelliklerini iç içe değerlendirdik.

 

Bu oyun bir anma, bir tören ağırlığında sahnelendi. Kerbela’yı, taziyeyi, Mevlana’yı, Hacı Bektaş Veli’yi anma törenleri gibi. Bu törenlerin katılma ve duygu yoğunluğunu, trans etkinliğini, düşünme ve tartışma ortamına taşıyabilmek için göstermeci tiyatronun, oyun, oyun çıkarma, oyun tadı gibi özelliklerini dengeli bir biçimde buluşturarak duygu ve düşünceyi derinliğine etkin kılarak seyircimizle paylşmak istedik.

 

Birlikteliğimiz kutlu olsun.

Nurhan KARADAĞ