Kırşehirli subay bir baba ile Manisalı öğretmen bir annenin çocuğu olarak 1944’te Antakya’da dünyaya geldim.

Çocukluğum İzmir’de geçti.  İzmir Türk Kolejini bitirdikten sonra 1960 yılında Ankara’ya ODTÜ’ye geldim.  1964/65’te ODTÜ Mimarlık Bölümünü bitirdim.  1963’te ODTÜ’nün yeni kampüsünde Mimarlık Bölümü anfisi tiyatro haline getirilince ilk kez kurucularından olduğum ODTÜ oyuncularının oyunlarında Galip Kardam yönetiminde oynadım. 

İlk oyun denemem “ONLAR” 1963’te Ankara Halkevi tarafından Muzaffer Aşkayanar’ın yönetiminde Köksal Engür’ün ve Nurhan Karadağ’ın da katılımıyla oynandı.  ODTÜ son sınıftayken daha sonraki FKF’nin çekirdeğini oluşturan üç dernekten biri olan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübünün kurucularından biri oldum.(Diğer ikisi SBF ve DTCF kulüpleriydi).  Ataol Behramoğlu ve İsmet Özel’le bu dönemde tanıştım.  TİP’in aktif bir üyesi olarak 1965 seçimlerinde görev aldım, o dönem birçok genç gibi Mehmet Ali Aybar, Çetin Altan, Sadun Aren ve Behice Boran’ın öğretilerinden yararlandım.

ODTÜ’den mezun olduktan sonra DPT’de uzman yardımcısı olarak çalışmaya başladım.  Orda arkadaş olduğum Mete Canıtez’ın katılımıyla HİKÂYE-İ CENG-İ TUROVA’yı yazdım ve ODTÜ oyuncularıyla sahneledim. HİKÂYE-İ CENG-İ TUROVA daha sonra MAY yayınevinin açtığı yarışmada en iyi oyun ödülünü aldım.  1966’da DPT’deki değişikliklerle Emin Çölaşan’la birlikte DPT’den ayrılmak zorunda kaldım ve askere gittim.  Askerdeyken Arjantinli bir yazarın SANTRFOR GÜN DOĞMADAN ASILDI adlı oyununu uyarladım ve SBF’de Halil Ergün’ün de katılımıyla sahneledim.  Bu dönemde ODTÜ oyuncularıyla da çeşitli oyunlar yönettim ve gerek ODTÜ gerekse (o zamanki adıyla) Robert Kolej şenliklerine katılıp yönetmen olarak ödüller aldım.  1968’de TCK’nun 142/1 maddesi uyarınca Erçin Odman’la birlikte savcılıkça mahkemeye verildim ve 71 darbesinden az önce aklanıp paçayı kurtardım.  Bu dönemde katıldığım Ankara Deneme Sahnesinde Münip Senyücel, Nihat Asyalı, Yılmaz Onay, Göktay Alpman, Nermin Alpman, Erkan Yücel, Nurhan Karadağ ve Köksal Engür gibi kişilerle oyuncu, yönetmen, dramaturg ve çevirmen olarak çalıştım.  Arnold Wesker’in iki oyununu Türkçeye çevirdim.  71 öncesi TRT’nin açmış olduğu ilk yarışmaya YENİLENİR HEP ve KAZMA oyunlarıyla katılıp iki oyunla da ödül aldım.  Halk Oyuncuları içinde Tuncer Necmioğlu, Umur Bugay, Selçuk Uluergüven, Ayberk Çölok ve Elif Türkan Çölok’la gönüllü olarak çalıştım.

Halk Oyuncularının batmasının ardından Ankara Deneme Sahnesi ve Halk Oyuncularından birçok kişi ve Işık Toprak, Ergin Orbey, Başar Sabuncu ve Ertuğrul İmer gibi kişilerle birlikte yeni bir tiyatro kurma çabalarının içinde yer aldım.  TÜRKÜLERİN HİKAYESİ ve YEŞİL GECE bu dönemin ve Nihat Asyalı ile birlikte çalışmaların ürünleridir.  12 Mart 71 darbesi bu tiyatro kurma çabalarını noktaladı, grup dağıldı.  TRT’nin başına gelen paşa ödül alan radyo oyunlarıyla ilgili soruşturma açtı ve adım TRT’nin yasaklılar listesine alındı.  TRT oyun bölümü 30 Ağustos 1922’nin 50. yıldönümü için bana bir TV oyunu ısmarladı.  Üniversiteden samimi arkadaşım Ersin Arısoy’un adıyla İSTİKLAL UĞRUNA adlı TV oyununu yazdım; ancak oyun paşanın sansürüne takıldı.  Bundan bir ay kadar sonra da Avustralya’ya göçmeye karar verdim.

Avustralya’da 1976’da NIDA’ya (Ulusal Dramatik Sanatlar Enstitüsü) kabul edildim ve tiyatro yönetmenliği eğitimi yaptım.  O yıl Ionesco’nun KEL ŞARKICI, Max Frisch’in ISSIZ BELDENİN KONTU oyunlarını yönettim.  1977’den 1994’e kadar çeşitli devlet dairelerinde idareci olarak görev yaptım.  1980’lerde İngilizce olarak yazmaya başladığım şiirler OUTRIDER adlı edebiyat dergisi ve THE AGE MONTHLY REVIEW gibi çeşitli dergi ve antolojilerde yer aldı.  İngilizce olarak 1983’te HARD RAIN, 1987’de JULIET ve (Sait Faik ve Alev Doğangün’ün öykülerinden hareketle) LOSS adlı TV oyunları üçlemesini, 1994’te UNDER THE WALL ve SEVEN WOMEN, 1994’te THE WORLD AT EIGHT ve THE CELLAR adlı oyunları yazdım.  1996’de 24 yıl aradan sonra Türkçe olarak MIZRAKSIZ DÜRDANE’yi, 1997’de de hem İngilizce hem de Türkçe olarak SU’yu (WATER) yazdım.  1991’de oyuncu olarak yer aldığım Aziz Nesin’in HADİ ÖLDÜRSENE CANİKOM oyununu İngilizce’ye çevirip Aziz bey Sydney’e geldiği zaman kendisine verdim.  1993’te de Güngör Dilmen’in MONTEZUMA adlı oyununu İngilizceye çevirdim, yönettim ve oynadım.  Erol Toy’un PİR SULTAN ABDAL oyununda oynadım, daha sonra Haşmet Zeybek’in DÜĞÜN YA DA DAVUL adlı oyununu, Erol Toy’un MENEKŞECİLER adlı oyununu, Oktay Arayıcı’nın SEFERİ RAMAZAN BEY’İN NAFİLE DÜNYASI’nı, Uğur Mumcu’nun SAKINCALI PİYADE’sini, Murathan Mungan’ın MAHMUD İLE YEZİDA adlı oyununu, 2002 UNESCO Nazım Hikmet yılında KUVAYI MİLLİYE DESTANI’nı yönettim.  Aynı yıl Fransa’da üç dilde yayınlanan Nazım Hikmet kitabı için Nazım Hikmet’in birçok şiirini İngilizceye çevirdim.  Bir süre SBS Radyosu Türkçe yayınlarında çalıştım, DÜNYA gazetesinde haftalık köşe yazıları yazdım. Yazılarım ayorum.com internet sitesinde yayınlanıyor.

Şu anda Sydney’de yaşıyorum, yarı emekliyim ve tercümanlıkla yaşamımı kazanıyorum.  Bir kızım, iki torunum var.

İnternet sayfam:
http://members.dodo.com.au/~gungencer/index.htm
Yayınlarım:
http://www.lulu.com/shop/search.ep?keyWords=G%C3%BCn+Gencer&sorter=relevance-desc
Türkçe köşe yazılarım:
http://www.ayorum.com/defaultayorum.asp?editor=20


Emeği Geçen Üyelerimiz