1976 -79 yıllarında gündüzleri bir kamu kurumunda işçi olarak çalışırken, akşamları gazi eğitim enstitüsü müzik bölümü öğrencisi olarak okula devam ediyordum. Kalan zamanlarımda Türkiye İşçi Partisinin bir yan kuruluşu olan işçi kültür derneğinin tiyatro ve koro çalışmalarına katılıyordum. İşçi kültür de sahnelenen yılmaz onay’ın yazıp yönettiği işçi sınıfının açık oturumu isimli oyunda oynuyor, koro çalışmalarına sürdürüyordum. Koro -Tiyatro çalışmalarına katıldığım o dönemin isimleriyle birlikte olmak benim için çok önemliydi ki bu gün daha iyi anlıyorum. Çünkü son derece önemli ve etkileyici isimlerle çalışıyor onların bilgi ve deneyimlerinden yararlanıyordum. Bu kişilerin oyunculuk, şan eğitimlerine katılıyor bir okulumun dışında başka bir sanat eğitimini de işçi kültür de devam ettiriyordum.

Bizimle birlikte tiyatro – koro çalışmaları yapanların kısaca sıralarsam sanırım dönemi daha iyi anlatmamda yardımcı olur. Bu dönemin iddialı sosyalistleri olan ve Türkiye İşçi Partisine yakınlık duyan ve Çoğu Ankara Devlet Opera Balesi Solistleri, Devlet Tiyatroları AST’ın oyuncuları olan kişilerdi. Bu isimler Yılmaz Onay, Işık Yenersu, Yeşim Dorman, Ahmet Çakaloz, Cüneyt Çalışkur, Tamer Levent, Metin Coşkun, Nurşim Demir, Sevim Çıdamlı, Kadir Karadağ, Serap Karadağ, Yunus Kırılmış, Rahmetli Mehmet Kırılmış, Maksut Göksu gibi tanınmış kişilerdi. Bu dönem benim için bir başka müzik ve tiyatro yaşamının adeta laboratuarıydı.

1979 yılları başlarında benim hayatımı, müzik ve tiyatroya bakışımı degiştiren Yönetmen Nurhan Karadağ ile tanıştım. O zamanlar işçi kültüre gelip giden arkadaşım Şenol Tiryaki

Ankara Deneme Sahnesine gelmemi istedi. ADS yi biliyordum, ismini çok duymuştum. Artan merakım üzerine bir gün Şenol’un verdiği adrese gittim.

Aşağı Ayrancı semtinde daha çok dükkân için düşünülen 70 m2 lik bir mekân. Pencereleri teliz(s) dediğimiz çuval kumaşları ile kapatmışlar. Duvarlar önceleri oynanan oyunların afişleri ile donatılmış. Bu mekanda Tiyatro yapmak için Nurhan Karadağ, Sıtkı Tekmen, Aydoğan Yılmam, Gündüz Turan, Nurdan Turan, Mehmet Ege, Şenol Tiryaki ve isimlerini unuttuğum daha niceleri oturmuş muhabbet ediyorlar. Kısa bir tanışma süresinin sonunda hemen provaya başladılar. Çalıştıkları eser Nazım Hikmet’in Benerci kendini niçin öldürdü. Nurhan Karadağ Eserin Rejisörlüğünü yapıyordu. Daha yeni tanışmışım ve Şenol’un dışında kimseyi tanımıyorum. Nurhan hemen beni oyuna almak istedi. Yahu dur sayın kardeşim ne çabuk! Yapamam. Sizleri bir izleyeyim, sonra belki girerim düşünceleriyle bocalarken kendimi bir yükseltinin üzerinde buldum. Kalküta’da işçilerin toplandığı miting alanında ajitasyon-propaganda yapan konuşmacıyı oynamak için. Ama konuşmacının sözü yok. Konuşmacı konuşmasını müzikle yapacak. Bu nasıl iş öyle? Diyor ki Rejisör Nurhan Karadağ, sen bunu doğaçlama ile hemen bize yap… Yahu nasıl olur bu oyunun müzisyeni yok mu? Versin bana notaları okuyayım şarkısını melodisini! Hayır, kardeşim sen bunu doğaçlama yapacaksın! Yahu ben nereye düştüm böyle. İşçi Kültür derneğinin bulunduğu yer olan eski eti sineması salonunda ne güzel tiyatro-müzik yapıyordum. Bunların bir salonu bile yok. Göt kadar bir yerde prova yapıyorlar. Osursan kırk gün kokusu çıkmaz bir dükkândan bozma salon. Ne yapsam geri dönsem mi İşçi Kültür’e?!

İşte böyle başladı benim ADS ile geçen günlerim. Köy oyunları, Halk Tiyatrosu kavramları ile böyle tanıştım. İşçi Kültürde yaptığımız Ajitprop Tiyatro ve Devlet Tiyatrosundan gelen arkadaşların etkileri ile dramatik tiyatro eğilimi yerine Nurhan Karadağ’ın Göstermeci Tiyatro üslubunu öğrenme süreci başladı… Bu bağlamda müziklerini çalıştırmak ve oynamak için Reji ve yazım olarak Bozkır Dirliği tam bir deneysel çalışmaydı. Fakat yasaklandı! Gerçek Kavga Yasaklandı. Gençlik Parkı Açık hava tiyatrosunda birkaç defa Benerci’yi oynadık, ODTÜ tiyatro festivaline katıldık. Sıtkı Tekmen’in sahneye koyduğu Premierini yapamadığımız Güneşsizler oyunu yasaklandı. Ve 12 Eylül 1980 Faşist Katliamcı Darbesi geldi. Hepimiz çil yavrusu gibi dağıldık. Hiçbir iletişim yok, kimseden haber yok. Müthiş bir yalnızlık! Beni de alırlar mı Mamak cezaevine? Paranoyak beklentiler!

Aradan 1 yıl geçti mi bilmiyorum aramaya başladım. 6 aydır saklandığım evden zaman zaman dışarıya çıkmaya başladım. Acaba ADS nerde ne yaparlar? Ve sonunda buldum. Tavukçu’diye bildiğimiz yerin üstünde TOBAV ve ADS birlikte bir dairede çalışmalarını sürdürüyorlarmış. Çok sevinmiştim. Gündüz Turan ve eşi Nurdan ordaydılar. Yeşil Gece’yi çalışıyorlarmış, Şenol Sahneye koyuyormuş. Tekrar buluşmaktan çok memnun olmuştum. Nurdan ve Gündüz’ün vakti olmadığı için oyunun müziklerini benim yapmam istenmişti. Başladık yeniden Tiyatro macerasına. Fakat kısa bir süre sonra Şenol Tiryaki’yi tutukladılar, bu yüzden eserin provaları kesildi ve yapamadık.

Birgün DTCF tiyatro bölümüne Nurhan Karadağ’ı ziyarete gittim. Bölümde Yüksek Lisans yapmak istediğimi söyledim. Kabul etti. Ankara Üniversitesi Sosyal bilimler Enstitüsüne başvurdum Yüksek Lisans hakkını kazandım. DTCF Tiyatro bölümünde başladım Yüksek Lisansa, yıl 1981–1982. Aldığım Dersler Reji Problemleri Nurhan’ın dersi, Uygulamalı Dramaturgi, Tiyatro Tarihi gibi dersler… 1 yıl için gittiğim DTCF tiyatro bölümünde tam 7 yıl kaldım. Yaren- Yazı Bağında Şenlik Var-Kardeşlik Töreni-Yunus Diye Göründüm-Mahmut İle Yezida ve daha nice oyunlar. Solculuğumda bilinçsizce ötelediğim inanç olarak Bağlı bulunduğum Alevi ve Bektaşi Kültürünü, Diğer inançları, velhasıl Anadolu’yu ve kültürünü, muhteşem yaratıcı insanlarını tanıdım. İşçi Kültür, ADS, AÜDTCF Tiyatro Bölümü, bu güne kadar ki Tiyatro ve Müzik hayatımın biçimlenmesine önemli katkı sunmuş birer okuldurlar. Nice yıllara ADS.



Emeği Geçen Üyelerimiz